“TÜRKİYE’NİN OLMADIĞI BİR EUROVİSİON, EUROVİSİON DEĞİLDİR!”

MAKEDONYA TEMSİLCİSİ DANIEL KAJMAKOSKİ OGAE TÜRKİYE’YE KONUŞTU

OGAE Türkiye’nin 2015 röportajları serisi, sezonun aynı zamanda ilk Eurovision şarkısının sahibi, Makedon sanatçı “Daniel Kajmakoski”  ile başlıyor.

Makedonya’nın Eurovision’daki makus talihini yenmek için ülkesi adına yarışacak olan Daniel, ogaeturkey.com‘un sorularına oldukça samimi cevaplar verdi.

Keyfini çıkarın, zira sürprizlerimiz devam edecek.

Viyana’da yaşayan Daniel Kajmakoski, 2015 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Makedonya’yı temsil edecek

Viyana’da yaşayan Daniel Kajmakoski, 2015 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Makedonya’yı temsil edecek

OGAE TURKEY: Merhaba Daniel, ilk olarak bizimle bu röportajı gerçekleştirdiğin için teşekkür ederiz. Öncelikle bize kendinden ve müzik kariyerinden bahseder misin?

DANIEL KAJMAKOSKİ: İlk olarak röportaj davetiniz için teşekkür ederim. Bana gelince… Kendimi bütün yaşamı boyunca mutluluğu ve varoluşun nedenini bulmaya çalışan kozmopolit biri olarak görüyorum. Müzik hayatımı anlatmak için bir röportaj çok kısa olur, ama her şeye rağmen birkaç şeyden bahsetmek isterim.

Makedonya’da doğdum ve 7 yaşında ben ve ailem bu sene Makedonya’yı Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edeceğim şehre taşındık. Müziği bir sanat olarak seviyorum ve ona saygı duyuyorum. Benim için müzik her zaman bir işten daha fazlasıydı – bir takıntı, sevgi ve bir besindi. Her sanatçı gerçekten sevdiği işi yapmak ister, fakat kendim için şunu söyleyebilirim ki müzik sadece bir iş olmaktan daha öte bir şey.

Dört yıl önce müziği bırakmaya karar verdim, Müzik ve gösteri piyasasında yaşanan birçok şey beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Tanrıma şükrediyorum ki inancım ve kendime güvenim yeniden bir araya geldi ve yolumu tekrar buldum, Tanrı tarafından bana verilen bu armağanı paylaşmam gerektiğini ve bunu yapabileceğimi fark ettim. Bir yıl içinde çok şey değişti – Viyana’da düzenli bir işi olan biriydim şimdi ise Makedonya’nın Eurovision Şarkı Yarışması’ndaki temsilcisiyim!!! Ne daha fazlası ne de daha azı, bu tamamen benim ilk şarkım olan Lisja Esenski ile oldu.

IMG_7371

OT: Yirmi güçlü yarışmacı arasından Skopje Festival’i kazandınız ve Türk jürisi sizi 12 puanla ödüllendirdi. Şuan nasıl hissediyorsunuz?

DK: Tesekkürler Türkiye :))

Ülkenizden 12 puan almak benim için çok fazla şey ifade ediyor. Türkler büyük bir müzik hissine sahipler – ya da müzik onlara içine alıyor ya da almıyor, çok basit. Umuyorum ki Eurovision’daki performansımla sizlerin beğenisini tekrar sağlarım. Tüm kalbimle ulusal finalimizde bana verdiğiniz 12 puan için sizlere teşekkür ediyorum, desteğinizi hiç unutmayacağım. <3

OT: Skopje Festivali’nde yarışmacı olmanızın hikayesi neydi? Sizi bu yarışmada yer almaya teşcik eden şey nedir?

DK: Gerçek şu ki, Skopski Festivali’nde yer almam için davet edildim. Makedonya’yı Viyana’da temsil etme olasılığı beni oldukça iyimser ve enerji dolu hissettirdi.  Eurovision’un büyük bir fanıyım, bir sürü insanın karşısında kocaman bir sahnede şarkı söylemek hayallerimden biriydi. O hissi dinlemeye karar verdim. Ve tabi ki Makedonya’yı büyüdüğüm ülkede temsil etme fırsatını kaçırmak istemedim.

Daniel Kajmakoski, 12 Kasım'da Üsküp'te düzenlenen Skopje Festival 2014'te 20 katılımcı arasından sıyrılarak zirveye yükseldi.

Daniel Kajmakoski, 12 Kasım’da Üsküp’te düzenlenen Skopje Festival 2014’te 20 katılımcı arasından sıyrılarak zirveye yükseldi.

OT: Melodi bize biraz ipucu veriyor ama bize şarkından bahsedebilir misin? Şarkında bizlere neler anlatıyorsun?

DK: Hayatımda ilk defa, sonbahardaki yaprak dökümünün aşkın getirdiği pozitif titreşimle açıklandığı bir benzetmeyi duydum, ve bu da gerçekten beni yaşam döngüsü ve evrensel olarak sahip olduğumuz aşk algısı hakkında düşündürdü. Bu dünyadaki tek gerçeğin sonsuz aşk olduğuna inanıyorum, geri kalan her şey birer yanılsamadan ibaret.

“TÜRKİYE’NİN OLMADIĞI EUROVISION, EUROVISION DEĞİLDİR”

OT: 2013 yılından beri yarışmıyoruz ama Türkiye hakkında ne düşünüyorsun? Daha önce ülkemizde bulundun mu?

DK: Türkiye’nin olmadığı bir Eurovision, Eurovision değil. Eurovision’un, ülkelerin kültürlerini müzik yoluyla temsil ettiği o eski coşkusunun geri gelmesini diliyorum. Şuan bütün herkes modern melodiler ve ticari işler peşinde ve bu iyi bir şey. Modern bir şarkım var ama bu şekilde fanlar ve diğer insanlar Avrupa ülkelerinin kültürleri hakkında daha az bilgiye sahip olabiliyorlar. Türkiye’nin bir ülke olarak Eurovision Şarkı Yarışması’na renk verdiğini düşünüyorum.

Evet, daha önce Türkiye’de bulundum, ister inanın ister inanmayın ama yaklaşık altı ay boyunca. Andrew Young ile birlikte çalıştım ve Antalya, Marmaris, Kemer, Bodrum ve diğer birçok yerde canlı performanslarımız oldu. Gerçekten çok güzel vakit geçirdim, misafirperverliğiniz beni etkiledi. İnsanlarınız, kültürünüz… ve tabi ki biraz da Türkçe’den bir şeyler kaptım.

OT: Türkiye’nin Eurovision şarkılarından hatırladığınız ve tüm zamanlara bakarsak bir Eurovision favoriniz var mı?

DK: Mor ve Ötesi benim en sevdiğim Türk gruplarından biri fakat Athena, For Real adlı şarkısıyla Eurovision’daki en iyi Türk sanatçıydı. Sertab Erener’in şarkısı iyi bir şarkıdan daha fazlasıydı ve yarışmayı hiçbir tereddüt olmadan kazandı. Eurovision Şarkı Yarışması bir çok hit şarkı çıkardı fakat benim tüm zamanlardaki favorim Loreen’in Euphoria şarkısı – her zaman en iyilerden biri olacak bir şarkı. Ahh, bu röportajla beni eski yıllara götürdün, teşekkür ederim.

For Real, Daniel Kajmakoski’nin en sevdiği Türkiye Eurovision şarkısı

OT: Karar vermek için biraz daha zamanın var ama Viyana için neler planlıyorsun? Şarkını Makedonca mı yoksa İngilizce mi söyleyeceksin? Şarkını Avrupa’da tanıtmak için bir planın var mı?

DK: Son kararı vermek için hala zamanımız var fakat her geçen gün İngilizce söylemeyi daha çok düşünüyorum.

OT: Makedonya her zaman bizim için bir kardeş ülke fakat biz Makedonya hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyoruz. Güzel ülken hakkında lütfen bize birkaç şey söyle. Aynı zamanda birçok büyük sanatçınız var, takip ettiğin ya da takdir ettiğin sanatçılar var mı?

DK: Makedonya mükemmel bir ülke, karma, birçok ırkın var olduğu ve bunun müziğe yansıdığı bir ülke. Bir süre boyunca orada yaşamamış olmama rağmen nereden geldiğimi asla unutmuyorum. Makedonya çok zengin bir tarihle dolu ve bunu bir bütün halinde göz önüne alıyorum. Çok özel bir yer bu yüzden Biser Balkanski (Balkanlar’ın İncisi) olarak adlandırılıyor. Muhteşem yemekler, iyi insanlar ve süper partiler!!! Makedonya’da müzik oldukça çeşitli. Kaliopi, Naum Petreski, Toni Zen, Tamara Todevska gibi sanatçılarımız var. Tose Proeski’nin büyük bir hayranıyım, başına gelenleri siz de biliyorsunuz. Kesinlikle bu güne kadarki en iyi sanatçıydı ve benim müzik hayatımda büyük bir etkiye sahip oldu. Tose ve şarkıları Makedonya için her zaman özel bir hazine olacak.

2004 yılında Istanbulda düzenlenen Eurovısıon şarkı yarışmasında ulkesını temsıl eden Proeskı, 2007 yılına elim bir kazada hayatını kaybetti.

2004 yılında Istanbulda düzenlenen Eurovısıon şarkı yarışmasında ulkesını temsıl eden Proeskı, 2007 yılına elim bir kazada hayatını kaybetti.

OT: Eurovision sizin için ne ifade ediyor? Her sene takip edebiliyor musunuz? Ya da farklı bir deyişle, siz de bir Eurovision fanı mısınız?

DK: Kesinlikle büyük bir Eurovision fanıyım. Hatırlıyorum da ben küçük bir çocukken Eurovision evde ailemle birlikte mutlaka izlenmesi gereken bir şovdu.

OT: X-Factor Adria’yı kazandınız ve şimdi karşınızda daha büyük bir yarış var. Şarkınıza ne kadar güveniyorsunuz?

DK: Şarkıma ve performansıma güveniyorum. Lisja Esenski benim ilk singleım ve onunla birlikte Eurovision Şarkı Yarışması’nda yarışacağım için mutluyum. Festivalin kurallarına uymak için şarkıyı Skopje Fest’e göre uyarladık. Sanırım şarkıda birkaç değişiklik olabilir, bunun üzerinde çalışmaya başladık bile ve Ocak ayının sonuna kadar final versiyonunu hazırlamış olmayı umuyoruz.

IMG_7612

OT:Geçtiğimiz sene Danimarka’daki yarışmayı Conchita Wurst kazandı. Performansını beğendiniz mi? Onun hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isteriz.

DK: Şarkı ve Conchita’nın performansı kazanan şarkıda olması gereken bütün her şeye sahipti. Harika bir beste ve prodüksiyon, birinciliği tamamen hak ettiğini düşünüyorum. Ve evet, görünümü bizler için yeni ve ilginç bir şeydi. Conchita insanlardan gördüğü ilgiyi hak eden biri ve ondan daha fazla şeyler dinlemeyi umuyorum. Avusturya yarışmayı kazandığı için mutluyum çünkü Avusturya’daki insanlar Eurovision hakkında pek iyimser değillerdi. Her şeye rağmen mutluydum ve Avusturya’nın birinciliğini sanki Makedonya kazanmış gibi kutladım.

OT: OGAE Türkiye sizleri desteklemek için Viyana’da olacak. Okuyucularımız için bir mesajınız var mı?

DK: “Bu dergiyi okuyan herkese selam olsun. Eurovision yarışmasının Viyanada gerçekleştirileceği için çok heycanlıyım, çünkü burda yaşayan Türk ve eski Yugoslavyalı milletlerimiz için kendi ülkelerinin yarışması gibi olucak !”

Bizler de bu güzel röportajı ve röportajın sonundaki Türkçe mesajı için Daniel Kajmakoski’ye ve röportajın gerçekleştirilmesinde bizlere yardımcı olan Natasha Davcheva’ya teşekkür ederiz. Viyana’da başarılar dileriz Daniel… OGAE Türkiye, orada da seninle olacak.

Sosyal Ağlarda Daniel Kajmakoski:

https://www.facebook.com/Kajmakoski.Daniel

https://soundcloud.com/daniel-kajmakoski

http://instagram.com/daniel_kajmakoski

“Eurovision without Turkey is not Eurovision Song Contest!”

EXCLUSIVE INTERVIEW WITH DANIEL KAJMAKOSKI (MACEDONIA 2015)

As every year, OGAE Turkey interviews are back again! This year, our first interview is with the Macedonian representative, Daniel Kajmakoski.

Daniel, who will represent his country in Vienna will sing Lisja Esenski (Autumn Leaves) in this edition of Eurovision Song Contest.

Enjoy it, We will continue to surprise you all.

Viyana’da yaşayan Daniel Kajmakoski, 2015 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Makedonya’yı temsil edecek

Daniel Kajmakoski will represent F.Y.R. Macedonia on the Eurıvision Song Contest 2015

OT: Hello Daniel, first of all we would like to thank you for interviewing with us. Can you please tell us about yourself and your music life?

DK: First of all, I want to thank you for your invitation for interview. About me . . . I feel something like cosmopolitan type of person, who all his life is trying to find happiness and the reason of existing.  One interview is too short to tell my music story, but anyway I’ll try to put some things together.

Born in Macedonia, at age of 7 I and my family moved to the city where this year I am going to represent Macedonia on Eurovision Song Contest.  I love and respect the music as art. For me the music was and always will be more than business – its obsession, love and nourishment. Every artist wants to work what truly loves, but for me I can say music is more than just a work.

Four years ago, I decided to back off from music, I felt very disappointed in many things happening around the music and show business. Thank God, my faith and self-confidence reestablished and found my way back on the road, realized that I should and can share my gift gave from God. For one year only many things changed – from regular employee person in Wien I became Eurovision song contest representative for Macedonia!!! And nothing more and nothing less, that happened with my first official song “LisjaEsenski”.

IMG_7371

OT: You have won the Skopje Festival among the 20 strong competitors and Turkish jury awarded you with 12 points. How do you feel now?

DK: Tesekkürler Türkiye :))

It really means to me a lot to receive 12 point from your country. Turks have big sense of music – or the music get them or not, very simple. Hope I’ll convince you again on Eurovision night performance. Thank you Turkey from the bottom of my heart for 12 points on our national song contest, will never forget your support.  <3

OT: What is the story of being a participant in Skopje Festival? What convinced you to take part in it?

DK: As a matter of fact, I was invited to take part on Skopski Festival. The possibility to represent Macedonia in Vienna made me feel very optimistic and energized. I am a very big fan of Eurovision it was always one of my dreams to perform on that huge stage in front of so many people… I decided to listen to that feeling! And of course I did not want to miss the chance to represent Macedonia in the country I grown up.

Daniel Kajmakoski, 12 Kasım'da Üsküp'te düzenlenen Skopje Festival 2014'te 20 katılımcı arasından sıyrılarak zirveye yükseldi.

OT: The melody gives us some hints but could you tell us something about your song? What do you tell us in your song?

DK: For the first time in my life i’ve heard a methaphor describing the falling of the autumn leaves with the positive vibes that love brings, which really made me think about the cycle of life, and the perception of love that we have globally. I believe that infinite Love is the only truth in this world, everything else is just an illusion!

“Eurovision without Turkey is not Eurovision Song Contest!”

OT: We did not participate since 2013, but what do you think about Turkey? Have you ever been in our country?

DK: Eurovision without Turkey is not Eurovision song contest. I wish Eurovision to take back the old glow when countries represented their culture through the music. It seems that now all want to sound modern and commercial, and that’s good, and I have modern song, but that way the fans, the public gets less information for the culture of the countries in Europe !! I think of Turkey as country that gives a lot of color to Eurovision song contest.

Yes, I’ve been to Turkey, believe it or not some period of a half an year. I cooperated with AdrewYoung, we had live performances in night clubs in Antalya, Marmaris, Kemer, Bodrum and other places. Really had a great time, thrilled from the hospitality, the people, culture . . . and of course I catch up a bit of the Turkish language hehehe.

OT: Are there any Turkish Eurovision songs that you remember and do you have an all time Eurovision Song Contest favourite?

DK: Mor ve ötesi  is one of my favorite Turkish bends, but Athena and “For real” were the best Turkish artists on Eurovision. SertabErener song was more than a good song, and won the contest without doubt. Many hits came up from Eurovision song contest, but for me all-time favorite is “Euphoria” by Loreen – always will be one of the best. Ahhh you did make me go back through the years with this interview, thank you

OT: You have some time to decide but what are you planning for Vienna? Are you going to sing your song in Macedonian or English? Do you have any plans to promote your song in Europe?

DK: There is still time to make the final decision but with each day passed i’m thinking about singing in english more and more…

OT: Macedonia is always a friend of us, but we would like to learn a little more. Please tell something about your lovely country. Also, you have big stars, do you follow or appreciate any of them?

DK: Macedonia is wonderful country, mixed, multiethnic, so does and the music. Even though I haven’t lived here for some time, I never forget where I came from! Macedonia is full of rich history and I consider it for wholly place, special place so called BiserBalkanski, great food, good people and super parties!!! Macedonia also has diverse music scene, artists like Kaliopi, NaumPetreski, Toni Zen, Tamara Todevska etc. Of course, I am a big fan of ToseProeski, for sorry you already know what happened. . .  Definitely he was the best artist so far, and made a huge influence of my taste of music. Tose and his songs will always be one special treasure for Macedonia.

Tose Proeski represented Macedonia in the Eurovision Song Contest, held in Istanbul in 2004. In 2007 he had died in tragic accident.

Tose Proeski represented Macedonia in the Eurovision Song Contest, held in Istanbul in 2004. In 2007 he had died in tragic accident.

OT: What does Eurovision mean to you? Did you use to follow it every year? Or in others words, are you a fan of Eurovision Song Contest?

DK: Definitely I am big Eurovision fan.  I remember when I was a little boy Eurovision was – must to see show- with my family at home.

OT: You won X-Factor Adria and you have a bigger challenge now. How confident are you about your song?

DK: I believe in the song and my performance. “Lisja Esenski” is my very first single and happy to go with that on Eurovision song contest. The song was adapted for Skopje Fest, according to the rules of the festival. I think that the song will have few changes, we already work on that and hope to have the final version till the end of January, 2015 . . .

IMG_7612

OT: Last year, Conchita Wurst won the competition in Denmark. Did you liked her performance? We would like to learn your thoughts about her.

DK: The song, the Conchita performance – had all what it takes to make a winning song. Great composition and production, I believe totally deserve the 1st place. And yes, I think that the appearance was something new and interesting to all of us!!! Conchita is artist who deserves the attention from the public and hope to hear more from her. I was happy to see Austria winning the contest, because people from Austria weren’t quite optimistic about Eurosong. Anyway, I was happy and celebrated just as I would celebrate if Macedonia wins.

OT: OGAE Turkey will be in Vienna to support you. Do you have a message for our readers?

DK: “Bu dergiyi okuyan herkese selam olsun. Eurovision yarışmasının Viyanada gerçekleştirileceği için çok heycanlıyım, çünkü burda yaşayan Türk ve eski Yugoslavyalı milletlerimiz için kendi ülkelerinin yarışması gibi olucak !

 

We would like to thank Daniel Kajmakoski for this interview once again, and thanks to Natasha Davcheva from DK Team for her kindness in this interview process. We send Daniel our best wishes for Vienna. Best of luck in your musical career. We’ll be with you in there.

Interview: OGAETurkey.com

 

Daniel Kajmakoski in Social Networks:

https://www.facebook.com/Kajmakoski.Daniel

https://soundcloud.com/daniel-kajmakoski

http://instagram.com/daniel_kajmakoski

Conchita Wurst: 2014’ün En Merak Edilen İsmi

IMG_5509

Google her sene sonu açıkladığı Google Trends listesinin 2014 versiyonunu açıkladı. Dünyanın bu yıl en çok aradığı şeyler arasında 59. Eurovision Şarkı Yarışmasının birincisi Conchita Wurst de var.

Sadece bir gecede dünyanın en çok merak ettiği ismi haline gelen Wurst, Mayıs ve Haziran aylarında Beyonce ve Lady Gaga gibi dünyaca ünlü isimleri bile geride bıraktı.

Türkiye’de de en çok aranılan isimler listesine girdi. Google Conchita Wurst için özel bir sayfa hazırladı. Buradan o sayfaya gidebilirsiniz.

Bu esnada Conchita Wurst’un Rise Like a Phoenix performansını izlemek isterseniz aşağıdaki video’ya tıklamanız yeterli.

Daniel Kajmakoski Röportaj’ı Yarın OgaeTurkey’de

1506482_769744203093280_8071143084374300611_n

Makedonya’nın Eurovision temsilcisi Daniel Kajmakoski ile yaptığımız özel röportaj yarın akşam OGAE Türkiye haber blogunda.

Röportaj ile ilgili küçük ipuçlarını ise gün içinde Onikipuan sayfasında bulabilirsiniz.

HAZIR OL VİYANA! OGAE TÜRKİYE GELİYOR!

IMG_6268.JPG

Ogae Türkiye 2006 yılında Atina’da

Eh işte senenin o zamanı için geri sayım başladı. Aslında açıklanan ilk şarkıyla birlikte girerdik havaya.

Bu yıl ülkenin havasından mıdır nedir, nasıl geçti anlamadık. Belirlenen ilk şarkıları da daha idrak edemeden Viyana 2015 kendini hissettirmeye başladı.
Malum şovun biletleri 15 Aralık itibarıyla genel satışa çıktı. Kısa sürede tükeneceğini, önceki yıllardan biliyoruz.
Binlerce fan da, hazırlıklara başladı. Onların içinde bu sene tam 26 kişi OGAE Türkiye üyesi olacak.
Evet doğru! Yarışmaya son kez katıldığımız Bakü 2012’den bu yana, en yüksek fan katılımını sağlıyoruz.
Tam 19 kişi FAN ZONE’dan bilet alıyor. En önden yerimizi ayırttık.
Türkiye olmasa da, Türk bayrağını sallayacak 19 kişi Yarı Finallerde ve Final gecesi, Avrupalı diğer fanlarla birlikte Arena’da olacak.
19 Mayıs gecesi ilk yarı finalde o bayrakları sallamak da, pek manidar olacak kuşkusuz:)
Şimdi başlasın bavul hazırlıkları.
Nasıl derler;
We Love This Game!

Ekranı Fetheden Garson Kız

1915687_100762726618470_5129016_n

Hakan Yalçınkaya yazdı..


1977 yarışmasından önce kimsenin tanımadığı bir garson kızdı Marie Myriam. 22.Eurovision Şarkı Yarışması’nın kraliçesidir o.. Bu büyük başarısını da vaftiz annesi , ünlü Portekizli fado şarkıcısı Amalia Rodrigues’e borçludur.

Marie bu yarışmaya katılmadan önce ailesine ait “Le Ribateja” isimli lokantada garsonluk yapmaktaydı. Bir gecede hayatı değişen Marie’nin hayat hikayesine kısaca göz atalım.

8 Mayıs 1957 yılında Zaire’nin Lulu Abur şehrinde dünyaya geldi. 1960 yılında ailesiyle birlikte doğduğu şehirden ayrılıp, Lizbon’da yaşamını sürdürmeye başladı. Onlara orada yardım eden , doğumdan sonra yapılan vaftizde ona vaftiz analığı yapan ünlü fado şarkıcısı Amalia Rodrigues’ten başkası değildi. Dört yıl sonra Myriam ailesi Amalia’nın önerisiyle Paris’e yerleşti ve az önce sözünü ettiğimiz restoranı işletmeye başladı. Bir süre sonra Fransız vatandaşlığına geçen Myriam ailesi, kızlarını gene Amalia’nın yardımıyla okula göndermeye başladı. Marie, bir yandan okula; diğer yandan anne ve babasının tuttuğu müzik öğretmenine gidiyordu.

Öğrenimini 1975 yılında bitiren Marie Myriam, lokantada ailesine yardım etmeye başladı. Bazı geceler işi bittikten sonra piyano başına geçip şarkı söylediği de oluyordu. Hele Aalia Rodrigues’in lokantada olduğu geceler birlikte söyledikleri şarkılar daha bir ilginç oluyordu. Gene böyle gecelerden birinde Şubat ayı başında Marie piyanonun başına geçerek nefis fadolar sölemeye başladı. Şarkılarını bitirdikten sonra kopan alkışlarla birlikte köşedeki masada oturmakta olan genç bir adam kalkıp yanına gelerek kendini tanıttı.

“Ben” dedi, “Jean Paul Cara. Sesinizi çok beğendim.Bu yıl yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması için bir parça besteledim.Bu şarkımı sizin söylemenizi istiyorum. Parçamın adı L’ousiau et L’enfant. Kabul ederseniz yarın hemen çalışmalara başlamamız gerek.”

Bu teklife olumlu cevap veren Marie Myriam , vaftiz annesinin de yardımıyla yoğun bir çalışmaya koyuldu. Nihayet televizyonda 6 Mart günü yapılan seçmelere katıldı.37.000 oyla Fransa’yı temsil etme hakkını kazanan Marie Myriam’a diğer ülkeler yarışmada hiç şans tanımıyordu. Ne var ki, yarışma gecesi sade sarı bir tuvaletle sahneye çıkıp, dört kişilik bir koro eşliğinde şov yapmadan şarkısını seslendiren Marie Myriam ödülü alıp Fransa’ya götürdü. Ve 1977 yılında alınan bu birincilik Fransa’nın beşinci ve son birinciliği olarak Eurovision Şarkı Yarışması tarihine geçti.

Marie Myriam Eurovision 1977

1977- Londra  Marie Myriam

2010-Marie Myriam

Çocuk yetenek Frederic yorumu ile

Macaristan ulusal finali aday listesi tamamlandı

Macaristan’ı 2015 yılı Mayıs ayı sonunda Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek olan 2015 Eurovision Şarkı Yarışmasında temsil edecek ismi belirlemek için düzenlenen A Dal 2015 ulusal finalinin aday listesi bugün açıklanan 10 isimle tamamlandı.

8 Aralık’ta açıklanan ilk on ismin ardından 10 Aralık’ta ikinci on kişilik aday listesi açıklanmıştı. Bugün listenin son isimleri de duyurularak toplamda 30 yarışmacı açıklanmış oldu.

Yarışmaya katılacakları şarkıların isimleri ve kısa kesitleri de katılımcı isimleriyle beraber açıklandı.

Son açıklanan 10 isim şöyle:

  • Heni Dér – Ébresztő
  • Bálint Gájer – That’s How It Goes
  • Ildikó Keresztes – Hazám hazád lehet
  • Leander Rising – Lőjetek fel
  • Bori Magyar – Lead Me To Heaven
  • New Level Empire – Homelight
  • Oláh Gergő – A tükör előtt
  • Other Planet - Untold Story
  • Ádám Szabó – Give Me Your Love
  • PASSED – Mesmerize

Daha önce açıklanan 20 isim ise şunlardı:

  • Kati Wolf – Ne engedj el
  • Gabi Szűcs – Úgysem felejtesz el
  • Timi Antal – Woke Up This Way
  • Gergő Szakács – Ősz utca
  • Proof of Life – Hol a határ
  • Fool Moon – Back To Right
  • Pankastic! – Kicsi a világ, de nagy világ
  • Zoltán Mujahid – Beside You
  • Gyula Éliás Jr. feat. Fourtissimo – Run To You
  • Éva Katona-Zsombori – Fire
  • Chances – The Night
  • Boggie – Wars For Nothing
  • Bogi – World Of Violence
  • Balázs Farkas-Jenser – Liar
  • Karmapolis – The Time Is Now
  • MDC – Maniac
  • Barbie – Listen To The Universe
  • Spoon – Keep Marching On
  • Saci & Böbe Szécsi – Our Time
  • Vera Tóth – Gyémánt

Şarkılardan örnekleri ise bu sayfadan dinleyebilirsiniz.

MTVA, 2015 Eurovision macerası için toplamda 350 başvuru aldı. 10 kişilik bir jüri bu liste üzerinde çalışarak isimleri 30 kişiye düşürdü. Ulusal seçim 24 Ocak’ta başlayacak ve 28 Şubat’ta Budapeşte’de düzenlenecek büyük final ile karara bağlanacak.